Yaşadığımız toplumda her gün binlerce insanın yanından geçiyoruz. Gördüğümüz, karşılaştığımız insanlardan aldığımız yaşam enerjisi ile yolumuza devam ediyoruz. Yaşamda enerjimizi yükselten ve dibe düşüren insanlar vardır. Eğer stratejik olarak ayağa kalkmasını biliyorsak, enerjimizi emen tüm faktörlerin zararlı etkilerinden korunabiliriz.

Kendi yarattığımız kalkanımız: Yaşam Enerjisi ve iletişim şekillerimiz

Yaşam Enerjisi ve Stratejik Gücümüz - Yaşam enerjisi bize ne kazandırıyor

Yaşam enerjimizin ruh sağlığımızı büyük oranda koruduğunu biliyor muydunuz? Ruh sağlığı etkilenmiş olan ve psikolojik rahatsızlıklara sahip olan kişilerde çoğu zaman yaşam enerjisi düşüktür. Bu düşüklüğün temelinde stratejik olarak kendimizi dışarıdan gelen zararlı etkilere karşı koruyamamak yatar.

Örneğin; dışarıda çok sık görüşmediğiniz ama bir araya geldiğiniz bir akrabanızla yan yanasınız. Karşınızdaki kişi size sürekli olumsuz düşünceler yüklüyor, sizi hem bedenen hem de psikolojik olarak yoruyorsa, bu kişi yaşam enerjinizin düşmesine neden olacaktır. Bunun gibi yaşam enerjinizi emen ve kendinizi kötü hissetmenize neden olan insanlar, kendi iç dinamiğinizde rastlantısal bozukluklara (duygudurum bozukluğu) sebep verebilir.

Yaşam enerjimizin düşük olmasını tek bir nedene bağlamak son derece bencil bir davranış olacaktır. İnsan hem ruhsal olarak hem de bedenen kendisini yorgun hissedebilir. Örneğin çok su içmiyorsanız, yeterince hareket etmiyorsanız ve düzensiz besleniyorsanız yaşamsal enerjilerinizin çok yüksek bir seviyede olmasını beklemek, mantıksız bir davranış olacaktır.

Yoğun iş temposunda çalışırken, tükenen enerjilerimizin nasıl toparlanacağını kestiremeyiz çoğu zaman. Modern çağın belki de en büyük etkilerinden biri, kişilere getirdiği inanılmaz boyutlardaki isteksizlik ve yaşamdan keyif alamamaktır.

Yaşam Enerjisi ve Stratejik Gücümüz - Yaşamın mutlak enerjisi

Özellikle genç kesimlerde bununla sıklıkla karşılaşmaktayız. Hiçbir şey yapmak istemeyen, sürekli tembellik yapmak isteyen bir sürü insan mevcuttur. Bu insanların yaşam enerjilerine bakacak olursak, birçoğu psikolojik olarak depresyon ve anksiyete eğiliminde olmaktadır. Bunun asıl sebebi kişinin hem bedenen hem de ruhen kendini yorgun hissetmesi ve yapacak bir şey bulamamasıdır.

Yaşam enerjisi öyle güçlü bir etkendir ki, yanyana olmayı bırakın telefonla konuşurken bile etkilerini sezebilirsiniz. Ancak yaşam enerjisi her zaman düşük seviyelerde seyretmez. Bazı insanlarda genel olarak yüksek ve pozitif yönde ilerlemektedir. Bu kişiler hayata olumlu bir pencereden bakan, belirli amaçları olan ve diğer insanlara da bu doğrultuda güçlü enerjileri yükleyebilen insanlardır.

İnsanın kişisel enerjisi hakkında bilinen en büyük gerçeklerden biri de, her insanın olumlu ya da olumsuz hangi enerjiye sahip oluyorsa olsun, bunu karşısındaki insana yansıtabilmesi hatta onu etkileyebilmesi söz konusudur. Örnek vermemiz gerekirse, pozitif düşünen ve yaşayan insanların çevresinde neden kötümser insanlar bulunmaz? Bunun tek bir sebebi var: Hangi enerjiye sahipsek, çevremizdeki insanları da buna göre belirliyoruz.

Eğer iyi enerjileri bünyemizde barındırıyorsak, çevremize de güzellikleri çekeriz. Vücudumuz gün içerisinde yorulur ve dinlenmeye ihtiyaç duyar. Bu yüzden kendimizi şarj eder, yeni güne enerjimizi hazırlarız. Hayat enerjimizi gün içerisinde pek çok alanda pek çok sebeple kullanıp tüketiyoruz. Bu da gün sonunda kendimizi bitik bir halde bulmamıza neden olabiliyor.

Yaşam Enerjisi ve Stratejik Gücümüz - Yaşam enerjisi

İnsanların beden diline, söylediklerine ve davranışlarına baktığımızda ortalama ne kadar bir yaşam enerjisine sahip olduğunu saptayabiliriz. Kaliteli bir yaşam enerjisinin sağlanabilmesi için, kişinin düzenli olarak uyuması ve kendine iyi bakması gerekir.

Uyku düzeni bozuk olan insanların neden daha agresif olduğunu hiç düşündünüz mü? Bunun sebebi, uykudayken insanın enerjisi şarj olmaktadır. Ancak uyku düzenine dikkat etmeyen ya da sağlıksız uyku biçimine sahip olan insanlar diğer insanlara oranla daha sinirli, inatçı ve negatif enerjiyle dolup taşabiliyorlar.

Kendimize yapabileceğimiz en büyük iyiliklerden birisi de, yaşam enerjimizi düşüren insanlardan bir an önce uzaklaşmak ve bu insanları hayatımızın merkezine koymaktan kaçınmamızdır.

“Zihnini değiştirirsen hayatını değiştirebilirsin.” /William James

Editörün Seçimi

Enerjinizi Tüketen Etkenler

Sorumluluk Sahibi Olmak

VenForLife

Önceki İçerikGerçekten Özgür Müsünüz?
Sonraki İçerikYengeç Zihniyeti Nedir?
katie
Merhaba😊! Sağlık sektöründe çalışıyorum. Edindiğim bilgiler doğrultusunda, sizlere aktif olarak bilgi paylaşımı sunmak için buradayım. “Dünya; hayal kurma ve hayallerini yaşamak için risk alma cesaretine sahip insanların elindedir.” diyor Paulo Coelho. Kendimi bu alanda geliştirmeye yönelttikten sonra farkettiğim bir şey var ki, o da insan en çok yazarken öğreniyormuş.. Kendimi ifade ederek insanlara faydalanabilecekleri bir şeyler sunmanın yazmaktan öte olduğunu, yazacağım konuyu araştırırken bana kattığı bilgiler sayesinde öğrendim. Son olarak; sevdiğiniz işi yapın! Bunu yapmaya başladığınızda, aslında kendinizi de seviyormuşsunuz. Romalı Şair Horace'nin ünlü bir sözüyle cümlemi bitirmek istiyorum.."Başlamaya cesaret edin! Istediği şekilde yaşamayı sürekli erteleyen kişi, nehri geçmek için nehrin kurumasını bekleyen adama benzer.👑💪

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz